9 Kasım 2011 Çarşamba

kalbimi kandırdığımda..

sonbahar'ın tadı değil damağımdaki..
yalnızlığın adı değil taşıdığım yüreğimdeki dert..
sessizliğin çağrısı değil belirsizleştiren beni..
avuntusuz bekleyişlerin sebebi değildi de neydi bende ki bu denli can yakan şey.
adını koyamadığım boşlukların arasında yapayalnızlığım neydi..
günlerdir öfkeliyim aslında yüreğime..
neden! hep neden sorularıyla..
kalbim,kalbim hep yarım kalanlarıyla..
derinliklerde hep izi kalmış yaralarıyla..
susturulmuş bir kalp,
düşlerin ortasında yapayalnız bırakılmış bir sonsuzluk..
kalbimi kandırdığımda ağlıyordum..
her defasında boş umutlara yelken açtığımda.
bazen kendimi suçluyorum..
aslında her defasında.
küçük bir çocuğun, kandığı mutluluk gibi sandığım için aşkı..
her seferinde sahte gülüşlerin arasında oluşuma..
bir yandan acıyorum kendime,
bu denli saf inanışların sonrasında..yarım kalan bir ben oluşuma..
üzülmüyorda değilim kalbime..
yalan yakan! sözlere inandığında..
hayallerin ardında uzanan ellerin yok oluşuna..
kimliği belirsiz bir kalbin peşinden koşuşturmasına..
bazen de inanıyorum işte..
her söylenen sözlere.
adı olmayan,ucuz bahanelerin arkasına sığınanlara..
bekliyorum bazen de..
kimsesiz kaldığında..kalbinin aslında hep benim yanımda olduğuna inanışını..
bekliyor muyum sahiden?
ya da kendimi mi inandırıyorum bu yalana?
ne düşünüyorum bilmiyorum..
kalbim ellerinde..
kalbim,tüm saflığıyla benliğinde..
sensiz,seni beklerken akan gözyaşımda..
tüm dinlediğim şarkılarda,kaçtığım yüzlerde..
gizlendiğim odalarda..karanlıklarda..
sonbahar'ın son yaprağında..
yağan yağmurun son damlasında..
esen rüzgarın savurduğu..sonsuzlukta.
boş bakışlarımda,gizemli sözcüklerimde..
belkide kalbim,senin nefesinde.
oysa kendimi kandırdığımda ağlıyordum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder