o kadar çok inanıyorum ki bize..
bir gün tam anlamıyla biz olabileceğimize..
gözlerindeki tebessüme,gülüşündeki gizemli gamzene..
o kadar çok inanıyorum ki ellerine,sonsuzluğa..
Tanrı'nın sessizliğine..
o günün geleceğine..
gözlerinin,gözbebeklerimde yansıyacağına..
nefesinin,soğuk rüzgarlardan yüzümü ısıtacağına..
ben o kadar çok inanıyorum ki bu sessizliğe..
bu bekleyişe..bu sonsuzluğa..
aklıma her düştüğünde,gülümsediğim zamanlara..
sabırla beklediğim gecelerin bir gün bitişine..
o kadar çok inanıyorum ki,
Tanrı'nın kalbimi elleriyle sana vermesine..
o kadar çok inanıyorum ki,ona sımsıkı sarılacağım güne..
kendimi kandırmadığıma..
içten,gizemli gülüşlerimin adı olmana..
Bu sessizliğin son bulacağı güne,
umutsuzluğumun, tüm umutların taşıdığı bu kalbin içinde olmana..
seni sessiz bekleyişlerime..
aniden çıkıp geleceğin o güne o kadar çok inanıyorumki..
gözlerime baktığında,ardına bakmayacağına..
ben o kadar çok inanıyorum ki,
güneşin doğup içimizi ısıtacağı güne..
akan gözyaşlarımın içinde artık mutluluk gizleneceğine..
o kadar çok sorguluyorum ki Tanrı'yı..
her günümü ona seni anlatmakla geçirmekten..
bana o umutları verirken,senin geleceğin güne inandırmasını..
aşk dolu bu kalbin,varlığıyla imanıyla doldurmasına..
o kadar çok inanıyorum ki şimdi bize..
dualarımda sen oluşuna..ve bir gün,
o günün geleceğine o kadar inanıyorum ki..
bir tek o şahit bu duruma..
Bekle dedi..sabret,elin kalbinde inan..
ve bir gün,kalbi ellerinde inan dedi..
sustum ve gülümsedim O sonsuzluğun var oluşuna..
şimdi ben çok ama çok inanıyorum.
o günün bir gün geleceğine..
11 Kasım 2011 Cuma
9 Kasım 2011 Çarşamba
kalbimi kandırdığımda..
sonbahar'ın tadı değil damağımdaki..
yalnızlığın adı değil taşıdığım yüreğimdeki dert..
sessizliğin çağrısı değil belirsizleştiren beni..
avuntusuz bekleyişlerin sebebi değildi de neydi bende ki bu denli can yakan şey.
adını koyamadığım boşlukların arasında yapayalnızlığım neydi..
günlerdir öfkeliyim aslında yüreğime..
neden! hep neden sorularıyla..
kalbim,kalbim hep yarım kalanlarıyla..
derinliklerde hep izi kalmış yaralarıyla..
susturulmuş bir kalp,
düşlerin ortasında yapayalnız bırakılmış bir sonsuzluk..
kalbimi kandırdığımda ağlıyordum..
her defasında boş umutlara yelken açtığımda.
bazen kendimi suçluyorum..
aslında her defasında.
küçük bir çocuğun, kandığı mutluluk gibi sandığım için aşkı..
her seferinde sahte gülüşlerin arasında oluşuma..
bir yandan acıyorum kendime,
bu denli saf inanışların sonrasında..yarım kalan bir ben oluşuma..
üzülmüyorda değilim kalbime..
yalan yakan! sözlere inandığında..
hayallerin ardında uzanan ellerin yok oluşuna..
kimliği belirsiz bir kalbin peşinden koşuşturmasına..
bazen de inanıyorum işte..
her söylenen sözlere.
adı olmayan,ucuz bahanelerin arkasına sığınanlara..
bekliyorum bazen de..
kimsesiz kaldığında..kalbinin aslında hep benim yanımda olduğuna inanışını..
bekliyor muyum sahiden?
ya da kendimi mi inandırıyorum bu yalana?
ne düşünüyorum bilmiyorum..
kalbim ellerinde..
kalbim,tüm saflığıyla benliğinde..
sensiz,seni beklerken akan gözyaşımda..
tüm dinlediğim şarkılarda,kaçtığım yüzlerde..
gizlendiğim odalarda..karanlıklarda..
sonbahar'ın son yaprağında..
yağan yağmurun son damlasında..
esen rüzgarın savurduğu..sonsuzlukta.
boş bakışlarımda,gizemli sözcüklerimde..
belkide kalbim,senin nefesinde.
oysa kendimi kandırdığımda ağlıyordum.
yalnızlığın adı değil taşıdığım yüreğimdeki dert..
sessizliğin çağrısı değil belirsizleştiren beni..
avuntusuz bekleyişlerin sebebi değildi de neydi bende ki bu denli can yakan şey.
adını koyamadığım boşlukların arasında yapayalnızlığım neydi..
günlerdir öfkeliyim aslında yüreğime..
neden! hep neden sorularıyla..
kalbim,kalbim hep yarım kalanlarıyla..
derinliklerde hep izi kalmış yaralarıyla..
susturulmuş bir kalp,
düşlerin ortasında yapayalnız bırakılmış bir sonsuzluk..
kalbimi kandırdığımda ağlıyordum..
her defasında boş umutlara yelken açtığımda.
bazen kendimi suçluyorum..
aslında her defasında.
küçük bir çocuğun, kandığı mutluluk gibi sandığım için aşkı..
her seferinde sahte gülüşlerin arasında oluşuma..
bir yandan acıyorum kendime,
bu denli saf inanışların sonrasında..yarım kalan bir ben oluşuma..
üzülmüyorda değilim kalbime..
yalan yakan! sözlere inandığında..
hayallerin ardında uzanan ellerin yok oluşuna..
kimliği belirsiz bir kalbin peşinden koşuşturmasına..
bazen de inanıyorum işte..
her söylenen sözlere.
adı olmayan,ucuz bahanelerin arkasına sığınanlara..
bekliyorum bazen de..
kimsesiz kaldığında..kalbinin aslında hep benim yanımda olduğuna inanışını..
bekliyor muyum sahiden?
ya da kendimi mi inandırıyorum bu yalana?
ne düşünüyorum bilmiyorum..
kalbim ellerinde..
kalbim,tüm saflığıyla benliğinde..
sensiz,seni beklerken akan gözyaşımda..
tüm dinlediğim şarkılarda,kaçtığım yüzlerde..
gizlendiğim odalarda..karanlıklarda..
sonbahar'ın son yaprağında..
yağan yağmurun son damlasında..
esen rüzgarın savurduğu..sonsuzlukta.
boş bakışlarımda,gizemli sözcüklerimde..
belkide kalbim,senin nefesinde.
oysa kendimi kandırdığımda ağlıyordum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)